Haber Detayı
10 Aralık 2016 - Cumartesi 14:11 Bu haber 623 kez okundu
 
ALİHAN BÖKEYHAN VE ALAŞ ORDA HAREKETİ
Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı İSMAİL CENGİZ
TÜRK DÜNYASI HABERLER Haberi


ALİHAN BÖKEYHAN VE 
ALAŞ ORDA HAREKETİ 
İSMAİL CENGİZ (*)

5 Mart 1866 (1869) yılında Samara (Semey vilayeti Karkarlı’ya bağlı Tokraunskiy ilçesinin 7 numaralı köyünde) şehrinde doğan Alihan Bökeyhanoğlu, Kazak Türklerinin soylu bir ailesinden gelir. Kazak Türklerinin 18 nci asırdaki meşhur Han’ı Er Barak Han’ın torunlarındandır. Babası Cengiz Sultan (Mukan)’dır. 1894 yılında Petersburg Üniversitesi Orman Fakültesi'ni bitirmiş ve Orman Mühendisi olmuştur. 
“1893 yılında siyasi, ekonomik, edebi v.b. alanlarda aktif olarak faaliyet göstermeye başlamış, öğrenci ayaklanmalarına karışmıştır. Bu yıllarda Çarlık Polis Departmanı’nın ilk defa dikkatini çekmiş, ismi “siyasi şüpheliler” kara listesine eklenmiştir. Bu dönemde onun özellikle sosyal, politik yetenekleri ortaya çıkmış, tüm step bölgesi milli hareketinin lideri olarak öne çıkmıştır” (http:/semeylib.kz/) 
Bökeyhan, 1896-1907 yılları arasında F. A. Şerbin’in başkanlığındaki bir araştırmagezisine katılmayı kabul eder. Bu gezi sayesinde Bökeyhan, Çarlık Rusya politikasının özünüve Kazakların umutsuz geleceğini öğrenir ve bu geziden sonra toprak meseleleriyle ilgili sertsiyasi eleştiri yazıları yazmaya başlar, kendi yorumlarını ve düşüncelerini anlatır. Artık isimlerinin sürekli birlikte anılacağı Ahmet Baytursınov ile de yine bu dönemde tanışmıştır. (Useinova, 2013, s. 87).(Kazak Milli Önderi Alihan Bökeyhan,www.academia.edu)
1897-1903 yıllrı arasında once Tobıl vilayetinde ardından “Step Bölgesi Umumi Valiliği”nde (Omsk şehri Göçmenler İdaresi’nde) ve akabinde Samara’da Ziraat Bankası’nda memur olarak çalışan Bökeyhanoğlu Ombı’daki Orman Enstitüsü’nde “Profesör” olarak görev alır.
Ancak Bökeyhanoğlu ormancı veya memur olmaktan çok bir siyaset ve kültür adamı olarak tanınmıştır. 1905-1920 arasındaki Kazak millî hareketinin lideri ve Rusya'daki umum Türklerin yaptıkları kongre ve ittifakların faal üyesidir. Çarlık Rusyası’na karşı neşredilen Viburg (Voyborg) Manifestosu’na Müslüman Türk halklarını temsilen imza koyan iki kişiden biridir. 1905 yılında kurulmasında emeği geçen Alaş Partisi'nde “Türkçülük” fikrinin hâkim olmasını sağlamıştır. Birçok millî dergi ve gazetede Kazak tarihi, folkloru, edebiyatı üzerine yazıları ve araştırmaları yayımlanmıştır. Esasen 1905'ten sonra çıkan AyKap, Kazak gibi millî dergi ve gazetelerin yayımlanmasında da Alihan baş rolü oynayanlardan biridir. Çarlık devrinde çeşitli mahkûmiyet ve sürgünlere maruz bırakılan Alihan, komünist dönemde de Moskova’ya mecburi ikamete gönderilmiş, daha sonra Stalin’in emriyle tutuklanarak Eylül 1937'de kurşuna dizilerek öldürülmüştür.

ALAŞ HAREKETİ’NİN KURULUŞU
Alihan Bökeyhan; Türkistan’ın milli istiklali için mücadele etmeyi hedef olarak kabul eden “Alaş Hareketi”nin kurulmasında “esaslı rol oynamıştır. Alihan Bökeyhanoğlu’nun Alaş Partisi’nin o günün şartları altında yapılan gizli çalışmalarla geliştirilmesinde inkar edilmez hizmeti olmuştur. İşte bunun için de Alaş Partisi ve bütün Alaş Hareketi bahis mevzuu olunca Alihan Bökeyhanoğlu’nun adı akla gelir.
Alaş, Çarlık Rusyası döneminde Kazak aydınları tarafından kurulmuş olan siyasi bir partidir. Kurucuları arasında Alihan Bökeyhanoğlu, Muhammetcan Tınışbayoğlu, Ahmet Baytursunoğlu, Mircakıp Dulatoğlu, Mustafa Çokayoğlu gibi Türkistan'ın tanınmış aydınları bulunmaktadır. 1905 yılında gizli olarak kurulan Partinin lideri Alihan Bökeyhan idi. Alaş’ın diğer kurucuları arasında; Ömer Qaraşoğlu, Cihanşa Dostmuhammedoğlu, Sultan Şahingiray Bökeyoğlu, Mustafa Oarazayoğlu, Ömer Eldesoğlu, Abdurrahman Orazayoğlu, Halil Dostmuhammedoğlu, Bahıtcan Qaratayoğlu, Alimhan Ermekoğlu, Alpısbay Qulmanoğlu ve Halil Abbasoğlu gibi hepsi de Üniversite mezunu münevver şahsiyetler yer alıyordu.
ALAŞ’DA TÜRKÇÜLÜK VE BATICILIK AKIMI
1905 yılının Haziran ayında Alihan Bökeyhanoğlu’nun başkanlığında 14.500 kişinin katıldığı toplantıda Türkistan coğrafyasının geleceğini de yakından ilgilendiren ve etkileyen tartışmalar yapılarak önemli kararlar alınmıştı. Bökeyhanoğlu; “O devirde Kazak Türkleri arasında tartışma konusu olan “Türkçülük” ve “Batıcılık” görüşünün enine boyuna münakaşa edilerek, “Türkçülük” görüşünün resmen benimsenmesini sağlamıştır. (Z.V.Togan, age, s.346-347) Alihan Bökeyhanoğlu, 1905 senesinin son aylarında Orunbor (Orenburg) şehrinde teşkil edilen toplantıya da başkanlık etmiştir. (“The History of the Kazakh Press 1900-1920” Central Asian Review, 1966 London, Sayı:2)

ÇAR RUSLARINA KARŞI SOSYALİSTLERLE İŞBİRLİĞİ
“Alihan Bökeyhanoğlu, Alaş Partisi vasıtasıyla, yani Alaş Partisi adına açıktan açığa faaliyet göstermenin, devrin terror havasında mümkün olmadığı için o zamanki iktidara karşı ve nisbeten olumlu sayılabilecek şekilde davranmayı yani Rusların siyasi partileriyle işbirliği yapmayı uygun görür. Onun için de kısaca “Kadet” denilen ve Çarlık Rusyası karşıtlığı ile bilinen Rusların anayasacı partisiyle bazı hususlarda işbirliğinde bulunur. 
“…1905 yılında Semey şehrinde hazırlanan ‘Karkara Dilekçesi’ni 14500 Kazak vatandaşından imza alarak Moskova’ya iletirler. Bu dilekçenin içeriğinde; Rusların iskân ve asimilasyon politikalarından vazgeçmelerini isterler. Aynı talepler Kazakistan’ın hemen hemen tüm şehirlerinden Duma’ya iletilir. Bu girişimleri neticesinde ferdî girişimlerden sonuç alınamayacağını anlayan Kazak aydınları bir hareket etrafında birleşme düşüncesi ile” (Enver Kapağan Alaş Orda Partisinin Kazak Aydınlanmasına Etkisi The Effect of Alas Orda Party to the Illumination of Cossack, Vol. 7, No. 1 (2015), S.260) “Kadet Partisi” benzeri bir örgütlenmeye gidilir. Daha sonra Alaş Orda adını alacak “Kazak Anayasal Demokratik Partisi” kurulur. Tatbik edilen bu siyasetin neticesinde Çar Rusyasının Birinci ve İkinci Duma’sında bir çok Kazak Türkü mebus seçilir. Onların biri Alihan Bökeyhanoğlu diğeri ise Muhammetcan Tınışbayoğlu idi.
Bir taraftan memurluk görevini sürdüren Bökeyhanoğlu, “Alaş Partisi’nin faaliyetlerini hiç aksatmaz. Gizli de olsa bir çok olumlu faaliyetlerde bulunur. Teşkilatlanma ve Alaş Partisi’nin gayesini halka devamlı anlatma işinin yanında gençlerin yetiştirilmesi işine de bilhassa dikkat eder. Bu cümleden olarak Ufa, Kazan, Ombı, Santav, Moskova, Petersburg ve Tomsk şehirlerindeki yüksek okullarda okutmayı/okumayı teşvik eder. Buna imkan sağlar. Talebelere türlü cihetlerden bilhassa mali yönden yardım etme işini organize eder. (Azatlık Radyosu, İştiriş Dergisi, 24.12.1981 München)

ALİHAN, SOVYETLERDEKİ TÜRKLERLE İLGİLENİYOR
Alihan Bökeyhanoğlu, sadece Türkistan meselesi ve Türkistanlıların milli menfaati için değil, Sovyetler Birliği sınırları içindeki bütün Müslüman Türklerin davaları ile yakından ilgileniyor, onların bütün önemli toplantılarının düzenlenmesinde dahi katkıda bulunuyordu. Mesela, “Alihan Bökeyhanoğlu, vaktiyle bütün Rusya Türk – Müslümanlarının merkezi olarak bilinen “İttifak Teşkilatı”nın da esas kurucularından biridir. Nitekim Alihan Bökeyhanoğlu, bu teşkilatın gizli olarak düzenlediği “Viburg Toplantısı”na da iştirak etmiştir. “Tarih ve edebiyata “Viburg Hitapnamesi” ve “Viburg Manifestosu” olarak geçen tarihi vesikayı imzalamıştır. Bunun için de Alihan Bökeyhanoğlu takibata uğramıştır” (Zeki Velidi Togan, Türkili-Türkistan Tarihi sh. 347) Bu toplantıda Rusya Türk – Müslümanlarından Alihan Bökeyhanoğlu’ndan başka, Azerbaycanlı Ali Mardan Topçubaşı da bulunmuştur. Alihan Bökeyhanoğlu, Çar Rusyası tarafından iki defa tevfik edilmiştir. (“The History of the Kazakh Press 1900-1920” Central Asian Review, London 1966, Sayı.2 sh.152). 
Bökeyhanoğlu; “İlkinde Ombı şehrinde altı ay, ikincisinde de Semey “Alaş” şehrinde üç ay hapiste yatmıştır. Sonuncu defa hapisten çıktıktan sonra, Alihan Bökeyhanoğlu, Sarıtav (şimdiki Saratov) şehrine sürgün edilmiştir. Sürgünde bulunmasına ragmen Alihan Bökeyhanoğlu, Türkistan’ın milli istiklali uğrundaki hareketlerini sekteye uğratmadan devam ettirmeye gayret etmiştir. Mesela Alihan Bökeyhanoğlu, sürgünde bulunduğu zaman bile, Türkistan’ın kaderiyle ilgili çok mühim kararlar almış olan “Milli Kurultay”ların çağrılması işinin esas teşebbüscüsü olmuştur.” (Hasan Oraltay, Alaş, s.43-44)

BÖKEYHAN, RUSLAR’A KARŞI DİRENİYOR
Bökeyhanoğlu; Türkistan coğrafyasının ve Türkistan halklarının milli kültürünü ve milli çıkarlarını her konuda savunmaktan ve dile getirmekten çekinmemiştir. Mesela; “1907 yılının Mart’ında Rusya Ziraat Umum Müdürü Kriukov’un; “Rusya Ziraat Umum Müdürlüğü”nce tertip edilen toplantısında; “Kazak – Kırgızlar Çingiz ile Temur’un torunlarıdır. Bunlar yok edilmelidir” demesine ve onu destekleyen, Rusya Devlet Duması’nın en nüfuzlu üyesi “İkinci Markov”, “Markov Vtoroy”un muhaceret komisyonunun 6 ncı ilkkanundaki celsesinde yapmış olduğu konuşmasında; “Kazak-Kırgızlar Çingiz ve Temur’un torunlarıdır. Bunun için Amerika Kızılderelilerine ne gibi muamele yapılmışsa, biz de Kazak – Kırgızlara öyle yapmalıyız” demesine karşı Alihan Bökeyhanoğlu cevap vermiştir.” (Zeki Velidi Togan, Türkili-Türkistan Tarihi, sh. 305)
Doğu Türkistanlı Kazak aydınlarından merhum Oraltay, bu örneği esas alarak; “Alihan Bökeyhanoğlu’nun nasıl ağır şartlar altında mücadele ettiğini anlamak bakımından ibret vericidir. Düşünün, başta bulunan Hükümetin Umum Müdürü ve en nüfuzlu Mebusu resmi toplantılarda “bütün Kazak-Kırgızları imha edelim” diye bas bas bağırdığı bir devirde onlara karşı çıkmak, cevap vermek ve üstelik toptan imhası düşünülen topluluğun mensubu olarak bunu yapmak kolay olmasa gerek.” şeklinde yorumlamıştır. (H. Oraltay, age, s.44-45)
Gerçekten de Alihan Bökeyhanoğlu olsun, diğer Alaş Orda’cılar olsun hepsi de vatan ve millet sevgisiyle dopdolu, fedekar ve teşkilatçı dava adamlarıydı. Bu bakımdan baskı ve tehditlere aldırmaksızın, adeta canlarını ortaya koyarak her alanda milli direniş sergilemişlerdir.

BÖKEYHAN’IN KAZAK MEDYASINA OLAN İLGİSİ
Alihan Bökeyhanoğlu aynı zamanda Kazak Milli Basını’nın da kurucusu sayılır. Çünkü o dönemlerde yayınlanan dergi ve gazetelerin hemen hepsi Bökeyhanoğlu’nun destek ve teşvikiyle yayın hayatına başlamıştır. Mesela, o zamanları nispeten kendi gözüyle görenlerden, rahmetli Ord. Prof. Dr. Z.V. Togan; “Ahmet Baytursun ile Mir Yakup Dulat 1913 senesinde Orunbor’da “QAZAQ” adlı gazete tesis ettiler. Başındaki arması alelade bir Kazak Çadırı idi. Bu gazetenin ruhu, o zaman Samara’da yaşayan Bökeyhanoğlu Alihan idi” diyor. (Togan, age, s.498)
“Yine Alaş Partisi’nin yöneticilerinin teşvikiyle 1911 senesinde “Ayqap” adındaki dergi çıkarılmaya başlanmıştır. Bu dergide de, o günlerin şartlarıyle ilgili olarak Alaş Partisi açıktan açığa desteklenmiş olsa bile, muhteviyat itibariyle “Ayqap” Dergisi de Alaş Partisi’nin fikrine hizmet etmiştir. Bundan sonra “Qazakistan” adına gazete çıkarılmıştır. Bu gazete, Alaş Partisi kurucularından Sultan Şahingirey Bökeyoğlu’nun sahipliğinde neşredilmeye başlanmıştır. Fakat Rus Hükümeti’nin sıkı sansür ve takibatının neticesinde kapanmıştır. 1913 senesine kadar tekrar yayın hayatına başlayamamıştır.
Alaş Partisi resmen olmasa bile, 1913 senesinin Şubay ayının ikisinden itibaren dolaylı yoldan yayın organına sahip olmuştur. Zeki Velidi’nin söz ettiği “Qazaq Gazetesi” 2 Şubat 1913 tarihinde yayınlanmaya başlamıştır. Gazetenin sahibi, Alaş Partisi kurucularından Mustafa Orazayoğlu ve başyazarı da Alaş Hareketi’nin teorisyeni olarak bilinen Ahmet Baytursunoğlu olmuştur. “Qazaq” gazetesi daha evvelkilerin hepsinden ayrı bir tutum ve hüviyete sahipti. “Qazaq” gazetesi haftada iki defa çıkıyordu. Alaş Partisi’nin organı olduğunu her haliyle belirten yayın yapıyordu. Onun için de “Qazaq” gazetesi, o zamanki umumi duruma gore çok ilgi çekiyordu. Tirajı birden 3000 (üç bine) ve daha sonra da 8000 (sekiz bine)’e yükselmişti. ((“The History of the Kazakh Press 1900-1920” Central Asian Review, London 1966, Sayı.2) 
1913-1915 yıllarında hftada bir defa, 1915 sonrası ise haftada iki defa basılan Kazak Gazetesi’nin toplamda 265 sayısı yayınlanmıştır.

QAZAQ GAZETESİ’NDEN MİLLİ DİRENİŞE DAVET
1913 yılında yayınlanan “Qazaq” Gazetesinin ilk sayısında Ahmet Baytursunoğlu’nun makalesinde yazılanlar, hem Alaş Hareketi’nin hedeflerini ortaya koyuyor hem de Kazak halkı (aslında bütün Türkistan ve Tatar halkı) rejime karşı milli direniş sergilemeye davet ediliyordu:
“…Asırlardan beri Kazaklar kendi vatanında hür yaşamıştır. Fakat, şimdi kutsal bozkırlarımız yabancıların baskınına uğramakta. Bu durumda istikbalimiz ne olacak? Tarih bize, yabancılar kültür bakımından üstün olursa, yerlilerin eridiğinin sayısız misallerini vermekte. Ve, şayet yabancılar ile yerli halkın kültür seviyesi eşit ise, ikisinin bir müddet müşterek ömür sürebilmesinin mümkün olduğunu gösteriyor. Yabancılar durmadan topraklarımıza yerleşiyor. Memleketimize getirilmekte olan yabancıların sayısı süratle çoğalmakta. Bunlar gün geçtikçe memleketimizin iç taraflarına yayılıyorlar. Buna karşı mücadele etmeliyiz. Kendi muhtariyetimizi korumaya çalışmalıyız. Bunun için de kültür ve eğitim işlerimize önem vermeliyiz. Onu sağlam temellere oturtmalıyız. Her şeyden evvel milli edebiyatımızı geliştirmeliyiz. Ancak kendi diline ve kendi edebiyatına sahip olanların, bunu terakki ettirenlerin hür olarak yaşama hakkına sahip olduğunu hiç bir zaman unutmamalıyız…” (“The History of the Kazakh Press 1900-1920” Central Asian Review, London 1966, Sayı.2; Orltay, age, s.57)

“UYAN KAZAK, KALDIR BAŞINI…” 
“Qazaq” gazetesinde yayınlanan makalelerin başında, meşhur Türkçü Magcan Cumabayoğlu’nun “Alısdaqi Bavrıma (Uzaktaki Kardeşime)”, Mir Yakup Dulat’ın “Uyan Kazak” gibi Türkçü şiirleri de bilhassa ilgi topluyordu. 
Adı Bökeyhanoğlu, Baytursunoğlu ile beraber anılan Alaş’ın kurucularından Mir Yakup Dulat’ın kaleme aldığı “Uyan Kazak” adlı şiirinde verilen mesaj, aslında Alaş Orda Hareketi’nin de kuruluş gayesini anlatıyordu:
“Közingdi aş… Uyan Kazaq, köter bastı…
Ötkizbey qarangğıda Beker castı…
Cer ketti, din naşarlap hal harap bop,
Qazağım emdicatur caramastı…”
Yani;
Gözünü aç… Uyan Kazak, kaldır başını…
Boşuna karanlıkta ömrünü geçirme…
Din zayıfladı, halimiz harap oldu,
Qazağım daha da yatmak doğru olmaz…”

Diye haykıran Mir Yakup Dulat “Uyan Qazaq” adlı kitabında; Ruslar tarafından gaspedilmekte olan Kazak Türkleri toprakları, seçim adaletsizliği, ilim ve irfan sahalarında geri kalmışlık, birliksizlik, basın ve matbaacılık işinin geliştirilmemiş olması, gençlik meselesi, dinin zayıflamakta olması gibi konular üzerinde durmuş, bütün bunları da şiirle dile getirmiştir. (…) Her vesileyle yabancı istilacılara karşı yazmış ve onun her kötülüğün başı olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Bunun için de istiklal için mücadelenin şart olduğuna devamlı olarak işaret etmiştir”. (H.Oraltay, age, s.62-63)
Bunların haricinde 1916 senesinde “Alaş” adında bir gazete de yayınlanmaya başlamıştır. (H.Oraltay, age, S.27-28)

BÖKEYHAN, YAZILARIYLA MİLLİ ŞUUR AŞILIYOR 
Bökeyhanoğlu, “Kazak Türklerinin milli basın organlarında ve aynı zamanda da Tatar ve Rus gazete ve dergilerine de yazıyordu. Onun bir çok makaleleri; “Omıch”, “İrtiş”, “Golosu Step” gibi Rusça gazete ve dergiler ile “Waqıt”, “Şura” gibi Tatar gazetelerinde de çıkıyordu.
“Alihan Bökeyhanoğlu; siyasi meselelerin dışında tarih, milli folklor, milli destanlar ve daha bir çok edebi sahalarda da yazmıştır. Alihan Bökeyhanoğlu’nun bir çok yazıları “Qırbalası” takma adı ile de çıkmıştır. İlmi mahiyetteki tetkik yazıları Alaş Orda Hükümeti yıkıldıktan sonra, yani Komünistlerin ilk senelerinde de neşredilmiştir. Rahmetli Z. V. Togan’ın kanaatine gore, son zamanlarda “Kazak edebiyatına kuvvet veren ve onu gerçekten yaşatan simalar Ahmet Baytursunoğlu, Mir Yakup Dulatoğlu ve Alihan Bökeyhanoğlu’dur” (Z.V. Togan, age, 496)
“…Araştırmalara gore; A. Bökeyhan’ın, 1917 Şubat devrimine kadar bine yakın makalesi, araştırma yazıları, 1917 Şubat devriminden sonra Rus Ekim devrimine kadar otuz civarında, 1927 yılına kadar elliden fazla Kazak ve Rus gazete ve dergilerinde makaleleri yayınlanmıştır. Makalelerinde genel olarak Türkistan coğrafyası, yani bugünkü Orta Asya coğrafyasıyla ilgili konular yer almıştır. Onun ilk makaleleri 1889 yılı Ombı’da çıkan Dala General Valiliği’nin resmi yayın organı olan Akmolinskim Oblastnım Vedemostam (Akmolin Eyaleti Haberleri) gazetesinin eki olan Dala vilayeti gazetesinde, 1917 yılı yine Ombı’da Şubat Devrimi ile Ekim Devrimi döneminde çıkmakta olan Stepnoy Kray (Step Bölgesi), Stepnoy Pioner, Omiç, İrtiş, Golos Stepi (Bozkırın Sesi) gazetelerinde yayınlanmıştır. Bunların yanısıra Semey’de çıkan Semipalatinsk Sayfası), Taşkent’te çıkan Turkistanskiye Vedemosti (Türkistan Haberleri), Orınbor’da çıkan Naşa Jizn Kazak (Biz Kazakların Hayatı), Kazak Türklerinin ilk Aykap Dergisi’nde, San-Petersburg’un Reç. Sın Oteçevtvo Slovo, Vostoçnie Obrezenie, Rusya’daki Müslümanların V Mire Musulöamstva (Müslümanların Dünyasında), Musulmanskaya Gazeta (İslam Gazetesi) ve o zamanın önemli olan diğer gazete ve dergilerinde makaleleri yayınlanmıştır”. (Kumğanbayev, Ahatov, 2012, s.137; Ali Toraman, agm, s.7)
Gençlerin milli şuurla yetişmeleri için her fırsatı değerlendiren Bökeyhanoğlu Komünizmin ilk yıllarında dahi, gençlere yönelik milli duyguları aktaran kitap ve risalelerin ve makalelerin neşredilmesini sağlamıştır. O’nun şehadetinden sonra dahi makalelerinin, yayınladığı eserlerin dağıtımı ve okunması yasaklanmış olması, Bökeyhanoğlu’nun doğru yolda olduğunun en önemli işaretidir.

RUSYA MÜSLÜMANLARI ARASINDA ATANAN İLK VALİ
“1905 senesinden beri Alaş Partisi’nin başkanı olan Alihan Bökeyhanoğlu, Alaş Partisi’nin gizli ve açık bütün kurultaylarında devamlı olarak bu mevkiye seçilmiştir. Alihan Bökeyhanoğlu, bütün Rusya Türk-Müslümanları arasından ilk defa olarak Valilik makamına tayin edilen zattır. Onun, 1917 senesinde Torgay Vilayeti Valiliği’ne tayin edilmesini Tatarların “Vakit” gazetesi de sevinçle karşılanmıştır. Alihan Bökeyhanoğlu 1917 senesinin Nisan’ında Kerenskiy Hükümeti tarafından teşkil edilen “Türkistan’ın Muvakkat İdare Heyeti”nin de üyesi olmuştur. Alihan Bökeyhanoğlu’ndan başka üç Müslüman üye de, Muhammetcan Tınışbayoğlu, General Devletçin ve Sadri Maksudi Arsal’dı.” (Edward Allwarth, A Century of Russian Rule sn.215-216)

EKİM DEVRİMİ VE ÖZGÜRLÜK BEYANNAMESİ
1905 yılında gizlice kurularak faaliyete geçen Alaş Partisi, kuruluşundan tam 12 yıl sonra 1917 baharında bir kongre toplayarak aleni hâle gelmiştir. Ekim Devrimi’nin gerçekleşmesiyle beraber Lenin ve Stalin’in deklere ettikleri Rusya Müslümanlarına hitaben kaleme alınan “beyanname”, milliyetçilerin harekete geçmesine vesile olmuştur:
“Rusya Müslümanları, İdil (Volga) boyu ve Kırım Tatarları, Sibirya ve Türkistan’ın Kırgızları (yani Kazaklar ve Kırgızlar), ve Sartları, Maverayı Kafkas ötesi Türk ve Tatarları, Çeçenler ve Kafkas Dağlıları; cami ve mescitleri, dini inanç ve adetleri, Rusya’nın Çarları ve müstebitleri tarafından tahrip edilen ve çiğnenen herkes, inançlarınız, adetleriniz bundan böyle serbesttir ve onlara dokunulamaz. Millî hayatınızı tam hürriyet içinde kurunuz. Bu sizin hakkınızdır. Biliniz ki, haklarınız, Rusya’nın bütün halklarının hakları gibi, ihtilalin ve onun organları olan işçi, asker ve köylü Sovyetlerinin kudretli himayesi altındadır. Bu ihtilale ve onun hükümetine destek olunuz” (Erdem, 2005, s. 20-21).

ALAŞ ORDA HÜKÜMETİ KURULUYOR
Orenburg’da yapılan, Özbek Münevver Kaari’nin de katıldığı ilk Kazak Kongresi’nin (5-10 Nisan 1917) açılışında kürsüye gelen Alaş lideri Bökeyhanoğlu yüksek ve kararlı bir ses tonuyla şu açıklamayı yapıyordu: 
“Kurtuluş saati gelmiştir. Bizim siyasi hedefimiz, milli kurtuluştur”
Bu kongreye, Türkistan İslam Şurası Başkanı Münevver Kari de bizzat iştirak etmiş ve kongrenin açılışında şöyle konuşmuştu: “Halkımızın kurtarılması, tek başına bir kişinin değil hepimizin müşterek meselesidir.”
21-26 Temmuz’da toplanan 2. Kazak Kongresi’nde ise, muhtar idarenin kurulması için adımlar atılması dahil 10 maddelik teklif kabul edildi. (Dr. Baymirza Hayit, age, s.252)
Ve nihayet 08 Aralık 1917'de Orunbor'da (Orenburg'da) üçüncü kurultayını toplayan Alaş Partisi 13 Aralık'ta ülkenin egemenliğini ilan etmiş ve Alaş Orda Hükûmeti adıyla Türkistan'ın ilk resmî hükûmetini kurmuştur. Semey (Semipalatinsk-Cetitam) şehri Hükümetin başkenti oldu. Hükûmet başkanı Alihan Bökeyhanoğlu, yardımcısı Halil Abbasoğlu idi. Ahmet Baytursunoğlu Millî Eğitim Bakanı, Muhammedcan Tınışbayoğlu İçişleri Bakanı, Ahmet Birimcanoğlu Adalet Bakanı ve Alimhan Ermekoğlu ise Milli Savunma Bakanı olarak hükûmette görev almıştı. Mustafa Çokay Dışişleri Bakanı, Cihanşah Dostmuhammed ise Alaş Orda Batı Bölgesi (Ural-Hazar ve Bökey Orda’sı) mesul bakanı olarak tayin edilmişti.

ALAŞ ORDA: PANTÜRKİZMİN MERKEZİ
“…Zikredilen resmi organların yanında Mağcan Cumabaev, Mircakıp Dılat, Saken Seyfulin, S. Torayğırov gibi dönemin tüm Ceditçi aydınları çeşitli kademelerde görev alırlar. Alaş Orda Partisi etrafında birleşen aydınlar, o günkü şartlarda en akılcı yöntemle işe başlarlar. Bu yöntem tüm Türkistan’ı bir arada tutan manevî duygu ve değerleri göz ardı etmeden millî bir birlik kurup hem fikrî hem de siyasi bağımsızlığa gidecek yolda faaliyetler yürütmek ve millî aydınlanmayı geliştirip yaymak şeklindedir.
Temel felsefesi tam bağımsızlık olarak özetlenebilecek Alaş-Orda Partisi, bilinçli ve ilerici hareket tarzıyla Pantürkizm’in merkezi haline gelir. Rusların tüm karşı çabalarına rağmen ciddi biçimde etkili olur. Bu yönüyle Rusları en çok uğraştıran hareketlerden biri haline gelir (Andican, 2003, s. 56). Parti halkın kendi millî kuvvetlerini ve mahallî idare organlarını kurmayı; bunları işler hale getirmeyi; eğitim, din, adalet gibi konularda da ilerici bir yaklaşım sergileyerek tüm Türk dünyasını kapsayan bilinçli bir toplum meydana getirmeyi hedeflese de güçlerini birleştirememenin verdiği zayıflıktan ötürü arzu edilen zaferi kazanamaz. Alaş Orda, vesile olduğu cumhuriyet kısa ömürlü olsa da parti olarak halkta bulduğu samimi karşılık nedeniyle Stalin’in en acımasız davrandığı yıllarda bile ayakta kalır ve 1937 yılına kadar fiilen varlığını devam ettirir. Her ne olursa olsun Türkistan coğrafyasında halk, hiçbir zaman esareti kabullenemez (B. Şimşir, 2008, s. 203; Enver Kapağan Alaş Orda Partisinin Kazak Aydınlanmasına Etkisi The Effect of Alas Orda Party to the Illumination of Cossack, Journal of World of Turks Vol. 7, No. 1 (2015), S.262).

ALAŞ ORDA HÜKÜMETİ MİLLİ BİRLİĞİN NİŞANIDIR
Alaş Partisi’nin bu kurultayına Özbekleri temsilen Münevver Kaari, Tatarları temsilen de Fatih Kerimi iştirak ederek birer konuşma yapmışlardır. “…bu sahneyi Mustafa Çokayoğlu, “Türk Milletinin en güçlü üç boyunun arasındaki ittifak” diye tasvir etmektedir. Gerçekten de Alaş Hareketi, her ne kadar Kazakistan’da Semey şehrinde kurulmuş olsa da, ideolojik açıdan Sovyetler Birliği’nde yaşayan bütün Müslüman Türkleri’nin de sesi, gözü, kulağı her bakımdan temsilcisi olmuştur. Mesela Alaşcılar yazı ve konuşmalarında;
a) Türkistan coğrafyasına yönelik Rus göç politikasını şiddetle protesto etmişlerdir.
b) Kültürel ve milli değerlere yönelik kısıtlamaları hoş karşılamadıklarını beyan etmişlerdir.
c) Hükümet tarafından gaspedilen verimli arazilerin iade edilmesi talep edilmektedir.
d) İşçi olarak cephe gerisine gitmek istemedikleri için tutuklanan Kazakların serbest bırakılmaları talep edilmiştir.
e) Adalet mekanizmasında adaletin yok olduğu vurgulanarak, Mahkemelerdeki hakimlerin Kazak olmaları, Rusların davalarına bakan hakimlerin Rus hakimler olması gerektiği belirtilmiştir.
f) Okulların yeni dersliklerin kurulması belirtilirken, herkesin kendi ana dilinde eğitim görmesi gerektiği ifade edilmiştir ki, tüm bunlar, Türkistan coğrafyasında yaşayan türk halklarının ortak sorunları, ortak talepleridir.

ALAŞ’IN ŞİARI: TÜRKİSTAN TÜRK YURDUDUR
“…Türkistan coğrafyasının en önemli hareketleri arasında değerlendirilen Alaş Orda Partisi yaşanan her türlü fikrî ve siyasi ayrışmaya karşılık, taşıdığı sorumluluk gereği sadece doğduğu coğrafya ile sınırlı kalmaz. Cedit hareketinin amacına uygun olarak tarihi, coğrafî ve siyasi birliği hedefler. Kırgızistan’da açılan şube ve Rusya Müslümanları toplantılarında diğer Türk topluluklarıyla hareket etmeleri de bunun en açık göstergesidir (Özgen, 2008, s. 22-23). Alaş Orda hareketi özel anlamda Kazak aydınlanmasına tesir etmiş olsa da en genel hedefiyle bütün Türk dünyasında bir aydın uyanışını gerçekleştirmek ister. Mustafa Çokay’ın: “Türkistan’da Türk her zaman var olacak, onu oradan yok etmek hiç kimsenin elinden gelmez.” (Шүкирұлы ve Тилешов, 2009, s. 340) iddiasını gerçekleştirmek için gayret eden Alaş Hareketi mensupları dün için başaramamışlarsa da bugün gelinen nokta, onların Türkistan topraklarına ektikleri aydınlanma tohumlarının meyvesidir. (Enver Kapağan Alaş Orda Partisinin Kazak Aydınlanmasına Etkisi The Effect of Alas Orda Party to the Illumination of Cossack, Journal of World of Turks Vol. 7, No. 1 (2015), S.263).

“ALAŞ”, TÜRKİSTAN COĞRAFYASINI ETKİLİYOR
“…Alaş Orda hareketi sorunlara kesin ve doğrudan çözüm getiren görüş ve önerileri ile Tüm Türkistan’da etkili olur. Bu düşünce yapısının etrafında Rusya’nın hâkimiyeti altındaki tüm Türk boylarının bir raya gelip birlik mücadelesi fikri de kısa sürede ciddi bir destek bulur. Fakat kurtuluş yolları aranırken doğal olarak fikrî ve siyasi ayrılıklar da kendini gösterir. Özellikle de Şir Ali Lapin başkanlığındaki Ulema Meclisi taraftarları Semerkand, Hocent gibi eski usul medreselerin kuvvetli olduğu yerlerde, “Çar ve Ruslar defolsun, Müslümanlara hürriyet isteriz. Biz İslam devleti kurmak istiyoruz.” söylemini ön plana çıkarır. Ulema Meclisi taraftarları İslam dini etrafındaki bir birleşmenin kurtuluş ümidi olacağını savunurken, Kazakistan ve Kırgızistan’daki Alaş Ordacılar ile Özbekistan’daki Münevver Kaari başkanlığında 1917 yılında kurulan İslam Şurası temsilcileri Ceditçileri destekler. En başta Mustafa Çokay olmak üzere Alaş Orda üyelerinin büyük çoğunluğu tüm Türkistan’da tek cephe oluşturma gayretleri için uğraşırlar. Nihayetinde bir noktada buluşup, Muhammed Tınışbay başkanlığında ‘Türkistan Mahalli Muhtar Cumhuriyeti’ni kurarlar. Hatta Taşkent ve Kazakistan merkezli kurulan hükümetler arasında birleşme arzusu ile müzakereler yapılır. Hepsinin gayeleri aynı olsa da ne yazık ki yukarıda bahsi geçen değişik gruplar ve farklı bakış açıları ile oluşan fikir ayrılıkları nedeniyle birleşme mümkün olmaz (Köseoğlu, 1997, s. 746).” (Enver Kapağan Alaş Orda Partisinin Kazak Aydınlanmasına Etkisi The Effect of Alas Orda Party to the Illumination of Cossack, Journal of World of Turks Vol. 7, No. 1 (2015), S.262-263)
Her şeye ragmen şu hususu altını çizerek belirtmeliyiz ki; Türkistan Türklerinin milli bağımsızlık parolası haline gelen “Alaş” hareketinin, çok kısıtlı imkanlara ragmen iki cephede bir taraftan Beyaz Ruslara, öte yandan Kızıl Ruslara karşı verdiği mücadele o dönemin şartlarında küçümsenmeyecek büyük bir başarı ve cesaret örneğidir.
Kazak aydınlanmasından etkilenen ve onu derinden etkileyen Alaş Orda Hareketi, Türk coğrafyasında geçmişte olduğu gibi bugün de tesirini sürdürür. Her türlü zulme, baskıya ve zorlamaya karşı Türkistan’dan yükselen her itiraz Alaş Orda ruhunun yeniden hayat bulması demektir. (Enver Kapağan Alaş Orda Partisinin Kazak Aydınlanmasına Etkisi The Effect of Alas Orda Party to the Illumination of Cossack, Journal of World of Turks Vol. 7, No. 1 (2015), S.263).

ALAŞ ORDA HÜKÜMETİ YIKILIYOR
1917 sonunda kurulan Alaş Orda Millî Hükûmeti ancak üç yıl kadar yaşayabilmiştir. 1920 sonlarında bu hükûmet Lenin'in Kızılordusu tarafından yıkılmıştır. Bir başka ifade ile, “…Alaş-Orda Hükümeti yapılan anlaşma çerçevesinde Hükümet liderlerine, asker ve subaylarına dokunulmayacağı teminatıyla Sovyetler’e katılmıştır”. (Öner, 2006, s.178) Sovyet iktidarının gelmesiyle Alihan Bökeyhan’nın siyasi faaliyetleri de engellendi ve son 15 yılını geçireceği Moskova’ya çağrıldı. 1920’li yıllarda iki defa tutuklandı.
Lenin, 1917'de komünist devrimini gerçekleştirirken yayınladığı bir “beyanname” ile Çarlık Rusyası'ndaki bütün milletlere istiklal sözü vermişti. Bu sözünde durmadı ve Türkistan'da, Azerbaycan'da, Kırım'da kurulan bütün bağımsız Türk yönetimlerine Kızılordu marifetiyle son verdi. Buna ragmen aydınların direnişi devam etti. Mesela Özbekistan Halk Komiseri Feyzulah Hoca, devrim sonrsı iktidarın Özbeklere devredilmesini talep ederken, Moskova’dan gönderilen memurlarla işbirliği yapmayı reddediyorlardı. Türkmenistan ve Kazakistan Halk Komiserleri de, Moskova’dan gönderilen memurların milli meseleleri önemsemediklerini vurgularken; Ahmet Baytursun, 1932’de şunlrı yazıyordu: “Biz Kazaklar, Kazak Cumhuriyeti’nin adından memnunuz. Fakat, bu cumhuriyetin muhtevası bize ait değildir. Onun sahibi biz değiliz” (Kuçkin, Sovetizatsiya, s.71) 1925’de, diğer bir yerli komünist, Kazakistanlı Minbay, şu beyanatta bulunuyordu: “Yedi yıldan beri ezilmeye sabrediyoruz. Bundan böyle, buna katlanamayacağız. Memleketin idaresini, bizlere devrediniz”. Açıkca dile getirilen bu çeşit talepler, 1937-38 yıllarına kadar tekrarlandı. (Dr. Baymirza Hayit, Türkistan, s. 300). Ne var ki; bu şiddetli milli muhalefet ve milli direniş çok fazla uzun sürmedi ve sesini çıkaran herkes; Bağımsız Türk yönetimlerinin ileri gelenleri de dahil binlerce aydın, yazar, şair edebiyatçı Stalin zamanında, 1937-1940 arasında şehit edildi. Katledilenler arasında uzun yıllar sürgün hayatı yaşayan Alihan Bökeyhanoğlu da vardı. 1920’li yıllarda iki defa tutuklanmış olan bökeyhan 1937 yılında tekrar tutuklandı ve Butırsk Hapishanesi’ne kapatıldı. Bökeyhan; “Sovyet iktidarı karşıtı devrimciliğe önderlik etmek, Kazakistan’da ve Moskova’da terror merkezlerinin liderleriyle ilişki kurmak” suçundan yargılandı.” (Ali Toraman, Kazak Milli Önderi Alihan Bökeyhan s.6 ) 27 Eylül 1937 ise kurşuna dizilerek idam edilen Bökeyhan 1992 yılında ölümünden 56 yıl sonra milli kahraman olarak Kazak milli tarihindeki yerini aldı…

ALAŞ RUHU ÖLMEDİ 
Aslında idam edilen, kurşuna dizilen bu kahramanlar; ilk adımı attıklarında, son adımın da ne olacağının bilincinde hareket etmişlerdi. “…Şartları bakımından oldukça sıkıntılı bir coğrafyada ve zamanda bu harekete omuz verenler halklarını aydınlatma çabasının bedelini hayatlarıyla ödeyeceklerini daha en başından öngörürler. Bu gayretin meyvelerini hayattayken toplayamayacaklarının da farkındadırlar. Onlar aydın sınıfın kaderinin gelecek inşası uğruna kendinden vazgeçmek olduğunu gayet iyi bilirler. Nitekim pek çoğu Kazak Türklüğünü aydınlatma çabasının bedelini sürülerek, hapsedilerek, kurşunlanarak ya da asılarak öder. Dahası cezaları kovulmakla, hapsedilmekle veya ölmekle de son bulmaz. Kendilerine karşı sistemin nefreti o kadar büyüktür ki onları hafızanın ve hatıranın kayıtlarından ebediyen silmek isterler. Kendileri bir mücrim gibi itham edilerek aşağılanan Alaş Orda aydınlarının eserleri ve isimleri uzun yıllar boyu yasaklanır ve gizlenir.” (Enver Kapağan Alaş Orda Partisinin Kazak Aydınlanmasına Etkisi The Effect of Alas Orda Party to the Illumination of Cossack, Journal of World of Turks, Vol. 7, No. 1 (2015), S.263).
Ancak yasaklara ragmen, bu kahraman aydınların yaktığı ateş sönmemiş, aradan geçen yıllara ragmen yeniden yanarak, her biri mutlu gelecek için karanlığı aydınlatan, yol gösteren meşale olmuştur…

KAYNAKLAR

Altay Balkan, “Alaş Orda; Türkistan’da İlk Türk Hükümeti”, Türk Yurdu, Kasım 1987, Industrialnaya Karaganda Gazetesi, 2 Ekim 1992.
Ali Kafkasyalı, “Bağımsızlıklarının 20 Yılında Kaakların İstiklal Mücadelesi Tarihine Bir Bakış”, Türk dünyası İncelemeleri Dergisi, XII/1 (Yaz 2012), s. 167-192.
Dr. Baymirza Hayit, Türkistan: Rusya ile Çin Arasında, Otağ Yayını, İstanbul 1975
Edward Allworth, Central Asian A Century of Russian Rule
Enver Kapağan, “Alaş Orda Partisi’nin Kazak Aydınlanmasına Etkisi”, Zeitschrift für die Welt der Türken Vol.7 No:1 (2015)
Gülnar Bozımbauykızı, “Ahmet Baytursunoğlu ve Kazak Ceditçiliği”, Ulusşlararası Türkçe Edebiyat Kültür ve Eğitim Dergisi, Sayı:4/1, 2015, s.189-193
Hasan Oraltay, Alaş, Büyük Türkeli Yayını, İstanbul 1973
Hasan Oraltay, “Türkistan’daki Alaş Hareketi Hakkında” Büyük Türkeli Dergisi, İzmir 1983, s.24-41
Hızırbek Gayretullah, Sürgündeki Vatan:Türkistan, Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti Yayını, 2013 İstanbul, s.299-300
İbrahim Kalkan, “Kazak Siyasi Düşüncesinin Gelişimi ve Kazak Gazetesi (1913-1918), Türkler, Cilt 19, Yeni Türkiye Yyınları, Ankara 2002, s.369-387
Muhabay Engin, Nadir Devlet, Kazak ve Tatar Türkleri, Boğaziçi Yayınları, İstanbul 1976
Sebahattin Şimşir, “Alihan Bökeyhan”, Orkun Dergisi Sayı:90
Türkistan Şehitleri, DTGD Yayını, İstabul 1969
Ualihan Kumganbayev, “Alihan Bokeyhan ve Kazak Gazetesi”, Tarihin Peşinde, Yıl:2012, Sayı: 7, s. 136-141 
Prof. Dr. Zeki Velidi Togan, Türkili-Türkistan Tarihi
Milli Türkistan Dergisi
Türkistan Sesi Dergisi
Türkistan Dergisi

(*) İsmail Cengiz, Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu Gen. Bşk.
Mail : ismailcengiz999@gmail.com

NOT: (c) Bu makele ve makale içeriğindeki/ekindeki fotoğrafların tamamen veya kısmen kullanılması, yazarın veya Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu’nun yazılı iznine bağlıdır. İzin alınmak kaydıyla, yazarın ve federasyonun ismi zikredilmek şartıyla kısmen veya tamamen iktibas edilebilir. Fotoğraflar başka kaynaklardan derlenmiştir. Ancak derlenip teslim edilen materyal içinden, materyali hazırlayıp emek sarf eden kişi/kurumun isminin zikredilmeden üçüncü kişi veya kurum tarafından basılı evraklarda kullanılması ise emeğe saygısızlıktır.

Kaynak: (Millibilinç) - Milli Bilinç Editör: Emre ATEŞ
 
Etiketler: Avrasya, Türk, Dernekleri, Federasyonu, Genel, Başkanı İSMAİL, CENGİZ
Yorumlar
Ankara
Çok Bulutlu
Güncelleme: 23.09.2017
Bugün
12° - 23°
Pazar
10° - 25°
Pazartesi
12° - 28°
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı