Yazı Detayı
21 Aralık 2016 - Çarşamba 07:58 Bu yazı 343 kez okundu
 
KIBRIS / KANLI NOEL
Emre ATEŞ
emreatesalp@gmail.com
 
 

Bugün Kıbrıs denildiğinde ilk akla gelenleri sorgulayalım. Verilecek cevapları tahmin etmek güç olmayacaktır. Kumarhane, eğlence merkezleri ilk sırada yer alacaktır. Paranın eğitime döndüğü üniversiteler de eklenince zihnimizde yer alan Kıbrıs'ın yüzde sekseni tamamlanacaktır.

"Zaman hızla değişiyor." tezi ile olayın masumlaştırılması zihniyetin kendini hissettirdiği farklı bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. " Kıbrıslı Türkler, bize (Anavatana) ne kadar değer veriyor; bizi ne kadar seviyor?" kabilinde kurulan cümlelerde cehaletin ihanete dönüşmüş şekli olarak kendini gösteriyor.

Kıbrıs'ın sadece bir ada olarak algılandığı, stratejik ve tarihsel değerinin sorgulanmadığı dönemde bu ve benzeri düşünceler süregeliyor.

Yukarıda ki tespitler, bugün Halep'te dün Hocalı'da yaşananları müstakil sorunmuş gibi göstermenin de alt yapısını oluşturuyor. Kıbrıs'ın hangi şartlarda alındığı, hangi şartlarda kaybedildiği, hangi şartlarda hukuki zemine taşındığını da sorgulamamızı etkiliyor.

20-21 Aralık 1963 gecesinde başlayıp 26 Aralık'a kadar süren kanlı Rum politikalarının ne olduğu kadar ne kadar idrak ettiğimiz, ne tür dersler çıkarabildiğimiz yazının özetini ifade ediyor, diyebiliriz.

Zürih Anlaşması ile Kıbrıs Cumhuriyetinin, 1960 yılında Makarios Başbakanlığında, İngiltere, Türkiye, Yunanistan garantörlüğünde kurulmasından bir yıl geçmeden Rum Rumluğunu hatırladı. Batı zaten bildiğimiz Batı'ydı. Siyasi kurumlar ve teşkilatlanması hakkında on üç maddelik anayasa düzenlenmesi girişimi yılların tecrübe ettirdiği Rum politikalarının bahanesi olmaya yetecekti. Makarios ve avanesi bu düzenlemelere Türk tarafının karşı duracağını elbette bilmekteydi. "Türkler isyan etti." yalanı, yapılacak Katliamların da kurgulanmış kılıfıydı. Yorgakis'in başını çektiği AKRİTAS (Kod Adı) planını da uygulayacak grubun adı tabiki EOKA olacaktı.

Lefkoşa Tahtakale'de başlayan olaylar neticesinde yüzlerce masum Türk'ün kanına girilecek; binlerce çaresiz Türk'ün de yerinden yurdundan göç etmesine neden olacaktı. O gün "Küçük Kaymaklı'nın" tecrit edilmesi, dış dünya ile iletişiminin kesilmesi yıllar sonra "Hocalı'nın" tecrit edilmesine örnek teşkil edecekti.

Resmi rakamlara göre, 364 Kıbrıs Türk'ü hayatını kaybedecek, 103 köy boşalacak, 25 binin üzerinde soydaşımız göçe zorlanacaktı.

En büyük kayıp ise bugün "Yaşanılanların unutulması" olacaktı. Ve unutulan, tekrar edecekti.

Bugüne dair; " Kıbrıs'ın geleceği nasıl şekillenecektir?", "Rum tarafı ile Türk tarafı arasındaki sorunların çözümü nasıl olmalıdır?" gibi soruların da cevabı: unuttuğumuzu hatırlayabildiği miz kadar verilebilecekti...

"Unuttuğunu hatırlayabildiğin kadar" yaşarsın. Zaten unutmuşsan bil ki tekrarını yaşayacaksın...

Emre ATEŞ / 21.12.2016

 
Etiketler: KIBRIS, , KANLI, NOEL
Yorumlar
Ankara
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 24.11.2017
Bugün
-
Cumartesi
- 11°
Pazar
- 12°
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı