Yazı Detayı
16 Mart 2017 - Perşembe 22:41 Bu yazı 347 kez okundu
 
SURİYE TÜRKLERİ
Emin YARIMOĞLU
 
 

          Güney komşumuz Suriye'de 2011 yılında başlayan olaylarda halkın bir kısmı Beşar Esad'ın ülke yönetiminden çekilmesini istemektedir. Bu olaylarda Esad yönetime karşı silahlı bir karşı koyma başlamış ve silahlı gruplarından bir kısmı da ülkede yaşayan Türkler tarafından kurulmuştur. 2011  tarihine kadar soydaşlık bağından dolayı Türkçülerin ilgilendiği bir mesele olan Suriye Türkleri ülkemizde yaşayan herkesin dikkatini çekmiştir. Suriye Türklerinin gündeme gelmesi bazı kesimleri de rahatsız etmiş hatta ''Suriye olayları bizim iç meselemiz değil'' diyenlerde ortaya çıkmıştır. Türklerin yaşadığı coğrafyada gerçekleşen her olay bizi ilgilendirmektedir, iç meselemiz değil demek doğru bir ifade değildir. Suriye'de yaşayan Türkler bugün Şanlıurfa, Kilis, Hatay, Gaziantep, Adana gibi illerimizde yaşayan insanların akrabalarıdır.

         Bugün Suriye diye adlandırılan Araplar tarafından ''al-Şam'' olarak bilinen topraklar Anadolu'dan daha önce Türk Yurdu haline gelmiştir. İlk olarak Abbasiler döneminde bölgede güç elde eden Türkler Tolunoğulları ve İhşidiler gibi devletler de kurmuşlardır. Tolunoğulları zamanında Mısır-Suriye-Filistin tamamen Türkler'in eline geçmişti. Bugünkü Kahire'nin o zamanki adı olan Fustat, hatta Şam, Kudüs ve Halep sokaklarında Türkçe şarkılar terennüm ediliyordu. Devlete bağlı valiler, vali muavinleri, kumandanlar ve birlikler tamamen Türkler'den meydana geliyordu. Bütün bunlara karşılık şimdi Suriye coğrafyasında olduğu gibi Arap kültür hakimiyeti vardı ve resmi yazışma dili de Arapça olup, özellikle Türkler arasında tıpkı şimdiki gibi Sünni-Hanefi inanç hakimdi(1). Tolunoğulları hakimiyetinden sonra bölgede İhşidiler'in idaresi 970 yılına kadar Suriye'de devam etmiştir. Fatimiler bu devlete son vererek bölge hakimiyetini ele almıştır. Yine Fatimiler döneminde vali ve komutanların bir kısmı Türkler'den oluşmaktadır. 1040'da Selçuklular'ın Dandanakan zaferinden sonra Oğuz İli veya diğer adı ile Türkmen-İli, dalgalar halinde yurt tutmak üzere Ön-Asya'ya intikal ederken, birçok Türkmen boy ve oymakları, 1063 yılından itibaren Suriye'ye girerek kendi hayat şartlarına uyabilecek bölgeleri vatan edinmişlerdi. Suriye'deki ilk Türkmen yerleşmesinin Halep ve Lazkiye şehirleri ile bunların kuzeyi olduğu anlaşılıyor(2). Haçlı saldırılarına bölgeyi Selçuklular savunmuş ve Türk Yurdu haline getirmişlerdir. Selçuklularla beraber yine Oğuz Türklerinden olan Zengiler'de bölgenin Türkleşmesinde ve Haçlılara karşı korunmasında önemli hizmetler vermişlerdir. Bölge Eyyübi Hanedanlığı döneminde Güneydoğu Anadolu diye adlandırdığımız bölge ile bir hale gelmiş,  Türk kumandanları başa geçtiği Memluklar döneminde ''ed-Devletü't Türkiyye'' olarak adlandırılmıştır. Moğulların önünden Anadolu'ya doğru ilerleyen Akkoyunlu ve Karakoyunlu Türkmenleri Türk nüfusun artmasında etkili olmuştur. Şah İsmail'in kurduğu Safevi Devleti de Anadolu ve Suriye coğrafyasındaki Türkmenlerinin etkisiyle büyümüştür. Yavuz Sultan Selim'in doğu politikası sonucu Memluklar Devleti feth edilmiş ve Suriye artık Osmanlı toprağı olmuştur. Halep Osmanlı devrinde Antep, Urfa, Hatay gibi nüfus bakımından Türkler'in yaşadığı idari bölgelerin vilayet merkezi olmuştur(3). 18. yüzyıl sonrasında Suriye'de yaşayan Araplar üzerinde milliyetçilik duygusu uyandırılmaya çalışılmıştır. Mısır Valisi'nin devlete olan isyanı otoriteyi sarsmıştır, bölgedeki etnik ve dini gruplar bu olaydan cesaret almışlardır. Araplar ayrılıkçı fikirleriyle bölgede batılı devletlerin oyuncağı olmuşlardır. Bölge Şerif Hüseyin ve yakınlarının ayaklanması ile Türklerin kontrolünden çıkmıştır. Türklerin elinden çıkıtığı tarihten beri bölgede huzurdan bahsetmek mümkün değildir. İslam'ın koruyucu unsuru Türkler, Osmanlı Halifesi'nin Cihad çağrısına arkadan vurarak karşılık veren Araplar tarafından Ortadoğu coğrafyasında etkisiz bırakılmıştır. Filistin topraklarını Yahudiler'e satmayan Osmanlılar'a karşı Araplar toprak satarak kendi ülkelerinde misafir hale gelmişlerdir. Türk Ordusu'nun 1918 yılında bölgeden çekilmesiyle İskenderun, Antakya, Lazkiya, Şam ve Golan ve Halep Türkleri kaderine terk edildi. İskenderun ve Antakya bağımsız bir Hatay Devleti oluştururarak kendi aldığı kararla Türkiye Cumhuriyetine bağlandı. Bir süre manda sistemi ile yönetilen Suriye bağımsız hale gelsede günümüzde baskıcı bir yönetim vardır.

         Bugün Türkiye'nin Türkiye dışında tek toprak parçası da bu ülkede bulunmaktadır. 20 Ekim 1921 tarihinde Türkiye ile Fransa hükümetleri arasında imzalanan Ankara Antlaşması'nın 9. maddesi ve 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması'nın 3. maddesi gereğince Caber Kalesi ve türbe müştemilatı ile beraber Türkiye Cumhuriyeti toprağı olarak kabul edilmiş ve Türkiye'ye burada muhafız bulundurma ve bayrağını çekme hakkı tanınmıştır(4). Daha önce iki kez yeri değiştirilen Süleyman Şah Türbesi 21.02.2015 tarihinde Eşme adlı bir kasabaya yerleştirildi.

          Bugün Suriye'de 4 milyona yakın Türk'ün yaşadığı bilinmektedir. Suriye Türkleri Selçuklu ve Osmanlı döneminde, Müslümanların kutsal bölgelere olan Hac yollarını korumak amacıyla yerleştirilmişlerdir. Bir kısmı Türk dilini unutmuş Arapça veya diğer dilleri kullansada Türk olduklarını bilmektedirler. Şam'da farklı geçmişe sahip üç ayrı Türkmen topluluğu yaşamaktadır. Bunlardan en dikkat çeken Osmanlı döneminden kalmış zengin Türkmen ailelerdir. İkincisi Golan Tepeleri'nin İsrail tarafından işgal edilmesinin ardından bölgeden göç etmek zorunda kalarak Şam'a yerleşen Türkmenlerdir. Üçüncü grup ise Türkiye'de Cumhuriyet devrimleri sırasında Türkiye'den Suriye'ye göç eden Türkmenlerdir(5).

           Halep şehri Anadolu Türk'e yurt olmadan önce Türkleşmiş ve şehirde çok sayıda Türk sanat eseri ve mimarisi bulunmaktadır. Suriye'nin Anadolu topraklarına komşu kısımları Güneydoğu bölgemizin devamı niteliğindedir. İnsanların birbirlerine akrabadır ve kültürel özellikleri de hemen hemen aynıdır. Halep bölgesinde toplam 100'den fazla Türkmen köyü olduğu bilinmektedir. Bölgede ''Alevi Türkmenler'' varlığını sürdürmektedir. Hama ve Humus şehirlerinde Türkmen köyleri vardır. Bu insanların bir kısmı asimile olmuş ve Araplaşmıştır. Köylerde Türk dili konuşulmaktadır. Golan bölgesinde halen konar-göçer Türkmenler vardır. İsrail'in işgali ile zorunlu göçe uğrayan Golan Türkmenlerinin büyük kısmı Suriye'nin çeşitli bölgelerine dağılmışlardır.

        Suriye'de Türkmenler denildiği zaman asıl akla gelen diğer bir bölgede Bayır ve Bucak'tır. Sınırın Anadolu'da kalan kısmı olan Yayladağı bölgesi ile bu insanlar doğrudan akrabadır. Suriye'de 2011 yılında muhalif bir durumda Esad'a karşı koyan Bayır-Bucaklı Türkmen gruplara ve bölgeye Türkiye'nin ilgisi de yakındır. Türkiye sınır olması ve soydaşlık bağı bunda oldukça etkilidir.

          Ayn el-Arap bölgesi için gösterilen ilgi Türk(!) basını tarafından Türkmenlerin yaşadığı coğrafyaya gösterilmemiştir. Medyaya yansıyan paralel yapı-tır olayı ile gündeme gelen  Bayır-Bucak yardımı meselesi Türkmenleri de zor duruma sokmuştur. Bölgede Türkmenler sadece Esad ile değil aynı zamanda pyd ve ışid örgütleri ile de mücadele etmektedirler. Suriye Türkleri'ne sahip çıkılmalı yoksa Irak'ta Türkler'in başına gelen olaylar bu ülkede  de meydana gelecek ve Türkmenler sahipsiz kalacaklar. Suriye'nin Anadolu'ya yakın bölümü bu toprakların devamıdır. Suriye Türkleri Milli Mücadele döneminde nasıl Anadolu'ya destek verdiyse Anadolu Türkleri ve Türk Dünyası'da Suriye Türkleri'ne destek vermelidir.

Emin YARIMOĞLU

1- Ali Bademci, Suriye'de Türkmenler ve Bayır-Bucak, s. 43, Ötüken Neşriyet, İstanbul, 2014

2-Mustafa Kafalı, Makaleler 1, s. 429, Berikan Yayınevi, Ankara, 2005

3-Ali Bademci, age, s. 110

4-1921 Ankara Antlaşması, 1923 Lozan Antlaşması

5-Turhan Çetin, Suriye Türkmenleri, Türk Yurdu Dergisi, sayı 317, s. 36

         

Kavgamız dergisinin 5. sayısında (Mart 2015) yayınlanmıştır.

 
Etiketler: SURİYE, TÜRKLERİ
Yorumlar
Ankara
Çok Bulutlu
Güncelleme: 13.12.2017
Bugün
- 14°
Perşembe
- 12°
Cuma
- 12°
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı